Her daim karalık ve her daim tuhaf Ixion Adası’na hoş geldiniz. Marianne De Pierres Kaçış Adası kitabı, hem konusu ile hem de içeriği ile kısa zamanda sizleri de büyülemek konusunda son derece başarılı olacaktır. O halde gelin bu roman bizlere ne anlatıyor hep birlikte öğrenelim. Aslına bakıldığı zaman bu ada tuhaflığı ile bilinmektedir. İnsanların burada tek bir şeye ihtiyaçları olacaktır. O da hiç bir zaman bitmeyecek olan partiler. Çünkü uzun sürecek olan bir sükunet, amansız olayların en birincil nedenlerinden biri olabilir. Burada sıkıntıya yer yok, burada ihtiyacınız olan tek şey yalnızca kocaman bir günahtır.Hayatı boyunca sadece bir hazzın peşinde koşanlar, karanlığın yanıltıcı rahatlığı ile ruhunu uyuşturanlar için oldukça cezbedici olan bu adaya şu anda bir kapı araladınız.

İçeri girin ve sadece bekleyin! Romanın baş kişisi olan Retra ne yazık ki sizlerle aynı fikirde olmayacaktır. Çünkü onu herkesten farklı kılan bir yönü vardır. O bir mühürlüdür. Onun ait olduğu kapalı toplumda beyinler yöneticiler tarafından mühürlenmiştir. Çünkü onlar hayat için mühürlüdür. O hiç bitmeyen partiye, zevkler ve özgürlük ona oldukça çekici gelmiyor. Ancak Retro’nun bütün umutsuzluklara rağmen istediği tek bir şey vardır. O da 2 yıl önce İxion Adasına gitmek için ailesini terk eden abisini bulmaktır. Marianne De Pierres Kaçış Adası sizlerle.