Tamamı 128 sayfadan oluşan ve 2007 yılının baskısıyla basılmış Peyami Safa Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, yazarın gerçek yaşamından pek çok kesitler içeriyor. Kendisi sizlerinde bildiği gibi daha 2 yaşında iken yaşanan bazı talihsizlikler nedeniyle babasını çok acı bir şekilde kaybetmiştir. Çok uzun yıllar boyunca kemik hastalığı ile mücadele eden yazarımız, bir çocuğun hayatı boyunca yaşayabileceğinden çok daha büyük bunalım dönemler yaşamış bu nedenle de içinde kapanık yönü ile herkesin dikkatini çekmiştir. Öyle ki onu yaşadıkları hiç kimse tarafından basite alınacak şeyler değildir. Hele bir de çocuk yaşta olması yaşanan dramın en acı yanıdır.

Peyami Safa Dokuzuncu Hariciye Koğuşu kitabının en çok dikkat çeken yönü ise yazarının henüz 13 ya da 14 yaşlarında bir delikanlıyken hastalığını bazı zamanlarda bedeniyle, bazı zamanlarda da ruhu ile anlatmasıdır. Beden ve ruh arasındaki ilişkiyi en iyi anlatan sözcükleri seçmesi nedeniyle edebiyat dünyasında da büyük ün kazanan bu yapıt dünyaca ünlenmiştir. Bu nedenle okumanızı tavsiye ediyoruz . Eminiz ki sizlerde çok ama çok seveceksiniz. Keyifli ve bol eğlenceli okumalar dileriz.